boşluk
şarabın etkileri. nothing's gonna change my world dinlemenin dinlendiriciliği. sevmenin güzelliği. hayatın acımasızlığı. mutsuzluğun çekiciliği. arkadaşların omuzları. gözyaşlarının akıcılığı. senin uzaklığın. çözülmeyişin umutsuzluğu. isteklerin gerçekçiliği. şarkıların ağlatışı. boşluğun boşluğu. aşkın huzuru..
"mutlu et mutlu ol"
belki de bir köpeğin başını okşamakla başladı her şey. salladığı kuyruk mutlu etti ne yaptığını bilmeyen, hayatı mücadele ederek öğrenmeye çalışan atalarımızı.. taa o zamandan.. baktılar ki mutluluğu elde etmelerini sağlayan hormon çok da uzakta değil aslında. öyle bi
sürü hedef koyup onlar için delice savaşmaya lüzum yok. aslında en saf ve gerçeği anlık olanı. onlar çoktan keşfettiler. bi de biz bunu kalın kafalarımıza sokabilsek ya. hayatın ne denli kısa olduğunu şu üç günlük dünyda büyük hedefler ve büyük hırslar uğruna savaşmamayı, ve sakinliğin, öylece durup etrafa boş gözlerle bakmanın sonuçlarını da göze alabilsek ya. olmuyo ama di mi? olmaz yani. düzeni bozan sevilmez. ve sevilmemek insana en çok koyanlardandır. sevilmek için yaşamıyo muyuz sanki. gerçekçi olun.
hiç rüya görmüyorum ben. çok uzun zaman oldu. bu bi sorun mu. çok mu kapıldım hayata. hayallerim geride mi kaldı. yine yetişebilirler mi birbirlerine acaba. hayal etmeden yaşanmıyo gerçi. hep daha fazlasını istediğimizden olabilir mi. daha iyi, biraz daha iyi, en iyi.. tabi en iyi varsa. bence yok. çünkü tatmin olan bi yaşam formu tanımıyorum. yaradılış herhalde. belli kalıplara takılmadan yazmak pek hoş he bi de somewhere over the rainbow dinliyim şimdi üstüne iyi gider bu yazının.
hiç rüya görmüyorum ben. çok uzun zaman oldu. bu bi sorun mu. çok mu kapıldım hayata. hayallerim geride mi kaldı. yine yetişebilirler mi birbirlerine acaba. hayal etmeden yaşanmıyo gerçi. hep daha fazlasını istediğimizden olabilir mi. daha iyi, biraz daha iyi, en iyi.. tabi en iyi varsa. bence yok. çünkü tatmin olan bi yaşam formu tanımıyorum. yaradılış herhalde. belli kalıplara takılmadan yazmak pek hoş he bi de somewhere over the rainbow dinliyim şimdi üstüne iyi gider bu yazının.
hani olur ya..
hani olur ya.. yalnız kalmak istersin ama o an için imkansızdır. etrafındaki onlarca insan büyür büyür kocaman olur. aslında çok da konuşup muhabbete daldığın yoktur da işte yine de gergin bir kalabalıksınızdır. bazen o kalabalıklardan birden bire kaçmak istiyorum. hatta yok olmak. çünkü onlar öyle kalabalıklar ki ne kadar eksik veya ne kadar fazla olduklarının önemi yok. kalabalık tanımına uymaları yeterli. saçmalıyo muyum? evet neden olmasın. diğer seçenek saçmalamayıp mantıklı olmaksa bunu tercih ettim gitti.
konudan konuya atlıyim mi. nasılsa pek fazla bir okuyucu kitlesi bulamıycam. e kısmi olarak kendim için yazdığım düşünülürse konudan konuya atlamakta bi sakınca görmedim sanki. aslında öz güven sorunu yaşadığımı düşünüyorum ama bunu insanlara anlatınca gülüp geçiyorlar. çünkü anlatığım insanlar yoldan geçenler değil. hayatımdaki önemli insanlar oldukları için ve ben de onlara değer verdiğimden olsa gerek onların yanlarında böle bi problemim yok. cümleye gel. sorunum tanımadığım, ilk kez gördüğüm, gözünün içine bakınca artı veya eksi bi sonuca ulaşamadığım insanlarla. belki de herkeste vardır. bunu fazla kişiselleştirip üzülmeye gerek yoktur ne dersin be.
gamsız olmak lazım bu hayatta. çünkü sandığımızdan da kısa sürüyo bi şeyler. 2 ile başlayan sayılara geçmişiz bile. ve ne yaşadın diye sorulduğunda çok da bir şey anlatamıyo olmak çok koyuyo şaka maka. aman kimse sormasa böle sorular veya biz sorgulamasak kendimizi daha rahatlicaz valla.
yatağa uzandığını hayal et bi. aklında sevdiğin insan ve fonda sevdiğin müzik. sadece sen ve o. yalnızsınız. belki çok uzakta. ama insan beyni işte. hayalini yaklaştırabiliyosun. belki dokunamıyosun ama kafanda bi yerlerde duyup görebiliyosun ve bazen bu bile iyi geliyo. hani olur da çok bunalırsan bunu yap. tavsiyelere uymak nadiren de olsa iyi gelebilir. yatağına uzan, gözlerini kapa..
konudan konuya atlıyim mi. nasılsa pek fazla bir okuyucu kitlesi bulamıycam. e kısmi olarak kendim için yazdığım düşünülürse konudan konuya atlamakta bi sakınca görmedim sanki. aslında öz güven sorunu yaşadığımı düşünüyorum ama bunu insanlara anlatınca gülüp geçiyorlar. çünkü anlatığım insanlar yoldan geçenler değil. hayatımdaki önemli insanlar oldukları için ve ben de onlara değer verdiğimden olsa gerek onların yanlarında böle bi problemim yok. cümleye gel. sorunum tanımadığım, ilk kez gördüğüm, gözünün içine bakınca artı veya eksi bi sonuca ulaşamadığım insanlarla. belki de herkeste vardır. bunu fazla kişiselleştirip üzülmeye gerek yoktur ne dersin be.

gamsız olmak lazım bu hayatta. çünkü sandığımızdan da kısa sürüyo bi şeyler. 2 ile başlayan sayılara geçmişiz bile. ve ne yaşadın diye sorulduğunda çok da bir şey anlatamıyo olmak çok koyuyo şaka maka. aman kimse sormasa böle sorular veya biz sorgulamasak kendimizi daha rahatlicaz valla.
yatağa uzandığını hayal et bi. aklında sevdiğin insan ve fonda sevdiğin müzik. sadece sen ve o. yalnızsınız. belki çok uzakta. ama insan beyni işte. hayalini yaklaştırabiliyosun. belki dokunamıyosun ama kafanda bi yerlerde duyup görebiliyosun ve bazen bu bile iyi geliyo. hani olur da çok bunalırsan bunu yap. tavsiyelere uymak nadiren de olsa iyi gelebilir. yatağına uzan, gözlerini kapa..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)