header-photo

med-cezir


dur!

derin bi nefes al şimdi. ciğerlerine dolan havayı hissetmeyeli ne çok olmuş fark ettin mi?

her gün fütursuzca ve hiçbi şey ummadan soluduğun o havadan zevk almayalı ne kadar da çok zaman olmuş..

yaşamak nedir ki?

mutlu olmak mıdır. olmaya çalışmak mıdır. mutsuzluğunla baş etmeye çabalamak mıdır. kimseyi yakınlarına yaklaştırmamak, elindekilerle yetinmek midir yoksa şans vermeyi alışkanlık haline getirip o şansların birer birer yok oluşunu izlemek mi. o karanlık, içini bunaltan havalarda yağmur damlaları ile birlikte gözünden de iki damla yaş akmasını istemek ama akmayınca küplere binmek midir yoksa kendini o damlaların yerine koyup da bir an için bile olsa her şeyi unutmak mıdır yaşamak. her güzel şeyin bitişini kabullenmek midir yoksa o güzelim anları uzatmak için kendini yormak mıdır. ya da sevdiklerini birer birer yitirirken arkana dönüp bakarak üzülmek midir yaşamak, yoksa arkana yaslanıp gidenlere el sallamayı başarabilmek mi?

senin anladığın ne yaşamdan?

büyüdün ya hani artık. artık ayaklarımın üzerine basabilirim diyosun ya. yaşama anlam yüklemeye çalışmanın saçmalığını hala öğrenemediğini düşününce büyümediğini fark etmen ne ironik ama..

gelip geçiyo zaman. ne yaparsan yap elinde tutamayacağın şeylerin başını çeken şey değil mi şu zaman. ve onu tutamayacağını bile bile, hala planlar yapıp, gerçekleşmesi için çabalıyosun ya hani.
gülüyorum..
ama alaycı bi gülüş değil benimki. hüzünlü daha çok, çaresiz hatta.. hadi beraber gülelim. akıp giderken hayat bari gülmeden ölmeyelim. hiç olmazsa bunu başarabilmeyi istiyorum şu aralar.. evet şu aralar en çok bunu istiyorum.

kayıp ruh


amma olmuş buralara uğramayalı. aslında yazacak bir şey olmadığından da değil. biraz üşengeçlik biraz savsaklama.

yine durup dinlenme ve başta kendim olmak üzere herkese uzaktan bakma dönemim gelmiş. ki bu uzun vadede oldukça rahatsızlık verici olabiliyor. aman boş ver bunu dediğin bi durum veya davranış birden akıl almaz bi şekilde önüne çıkıp yolunu kesebiliyor. e yolun da kesilmeye müsaitse olacakların önüne geçemezsin haliyle.

şans tanımak nedir ki bi insana. ne bu havalar yani. ona şans tanıdım ama kendi kaybetti gibi cümleler havada uçuşuyo kimi zaman. kim kime şans verdi ki? karşılıklı bir durum gibi geliyo bu bana artık. o seni kaybederse sen de onu kaybedeceksin. madem kaybetmek sorun yaratmıycaktı o zaman biz çok iyiyz şöyleyiz böyleyiz tavırları neden ki.

yazının resmen ana fikri ya da anlatmaya çalıştığı bi şey yok yalnız. artık kim ne kadarını sever, ne kadarını anlamak isterse onun olsun hepsi.

zaten şu ara çok anlamsız geliyo her şey. neye başlasam hevesim kaçıyo her zamanki gibi. bi değişim değil söz konusu olan yani. ne zaman uzun süreli bir şeylere el atmaya kalkışsam yarım kalmadı ki. çok istisnadır. o istsnalar da başarı addedilebilir. o yüzden pek başaralı görmeyişim kendimi. sıkılmadan yaptığım şey sayısı öyle az ki. yine karamsar bi yazı oluyo. iyisi mi fazla uzatmiyim psikolojim de sağlam kalsın. sabah sabah kahvemin tadı da kaçmasın.

görüşürüz blog. yine dönüp dolaşıp sana geliyorum zaten..