canınızı fedaya hazır olduğunuz birileri var mı hayatta? ya da tek bir kişi.. o da kabulümdür. benim çoğu kimseye göre oldukça fazla bu insan sayım veya yumurta kapıya dayanınca vazgeçenlerdenim. bazen bazı şeylerin sonuçlarını tartamıyorum. gerçekten büyük bir sorun aslında bu. o an onu yapmak istediğim için onu yapıyorum. amaan deyip geçiyorum. fakat sonuçları sandığımdan daha katlanılmaz olabiliyor. ya da geri dönüşümsüz. nerden geldi aklıma bunları yazmak onu da bilmiyorum hani. blog yazmak bir temizlenme demek aslında çoğu zaman benim için. eskiden olsa sayfalara yazıp kendime hapsederdim birçok şeyi. şimdiyse daha dışavurumcuyum. bu bir süreç herhalde. zamanla oluyor. hala normal bir insan gibi, içimi açamıyorum sevdiklerime. deneme aşamasındayım bunu. fakat iyi bir dinleyiciyimdir. hayatlarınıza sokabilirsiniz beni yani.. hiç yoktan iyiyimdir..
bu şarkıyı da pek bi severim. mor ve ötesi..
"canlı yayın"
gördüm ben gördüm ben gördüm sen gitmeden önceki son sesini
gördüm ben gördüm uyumadan söyledim ki kendime
bu sözcükler var sadece elimde benim elimde
git bunlardan kurtul mümkünse git ağla bir başka yüzle
yeter dedim içimdeki sahte işkence sesine
senin için ve sadece senindi anım
sorma lütfen sorma bana ne kadar içtensin diye
haykırdıkça gözlerinle utanırım olmaya
bir sen vardın ben vardım biz vardık her birimiz vardık
biz mi seçtik mahvolmayı, yok olmayı böyle
anlamsız sözcükler gündem dışı sözler gerekmez şimdi
biri bilmeli biri görmeli olup biteni
eksik kaldı kapalı anlatımlarım artık
biri gitmeli zehir birer birer alır
alır düşleri alır gerçekleri alır her şeyi
ve sizler ve onlar ve ötekiler hiç hissetmez mi
canlı yayındaki yitmeyi
boş
birini sevdiğin için kendinden nefret ettin mi hiç. eğer sevmemen gerektiğini düşünüyorsan edersin çünkü. ne yapman gerektiğini sapıtıp hayattan kaçmak istersin. çok uzaklara.. onun ve hatta kimsenin seni bulamayacağı bir yerlere. böyle bir insanı nasıl sevdiğini kendine sorup sorup cevaplar alamayınca denize taş attığın bir yer olsa mesela. heralde deniz bile o taşları aşamayıp geri kaçardı.. o kadar kızgınken ve neye kızdığını bile tam olarak bilmezken, şimdi karşında olsa kavga edebilecek gücü içinde bulamayacağının farkında olmak ne acı. evet gerçekten öyle. kişiliksiz mi yoksa sen mi anormalsin? böyle bir adamı nasıl sevebildiğine hala nasıl şaşırmazsın? şaşırıyor musun? o zaman bir şeyler yap. yapamıyor musun? o zaman sus. sadece sus... içine ata ata sus. kalbindeki hasarları bile bile, hissede hissede, derin derin, uzun uzun sus..
not: hani yazınca rahatlıyordu insan. saçmalık.
not: hani yazınca rahatlıyordu insan. saçmalık.
hmm
sırların olmalı. seni diğerlerinden ayıran. benzer hayatlar yaşamadığımızı hatırlatan.
dünyanın merkezine inermişçesine meraklı ve hevesli olana bahset onlardan.
peki bilinmezlerin anlamını yitirirse sen de bitmez misin.
hep bir kara kutu da olabilirsin istersen. ama ya bulamazsa kimse seni.
izler bırakmalısın ki rengin aydınlığa dönüşsün anbean.
savurduğun kelimeler değil, cımbızla bile alınamayan olmalı sırların.
bazen boşluğa haykırdığın ama asla söküp atamadığın..
hem istesen de bırakmazlar peşini. çocukluğunu özletirler. uyusak uyansak. bitse?
dünyanın merkezine inermişçesine meraklı ve hevesli olana bahset onlardan.
peki bilinmezlerin anlamını yitirirse sen de bitmez misin.
hep bir kara kutu da olabilirsin istersen. ama ya bulamazsa kimse seni.
izler bırakmalısın ki rengin aydınlığa dönüşsün anbean.
savurduğun kelimeler değil, cımbızla bile alınamayan olmalı sırların.
bazen boşluğa haykırdığın ama asla söküp atamadığın..
hem istesen de bırakmazlar peşini. çocukluğunu özletirler. uyusak uyansak. bitse?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
