keşke okul bitse de bi yerlere gitsem der oldum. neden böle oldum ki ben şimdi?
tanımadığım bilmediğim bi yer olsa, yeni insanlar yeni başlangıçlar olsa..
çok dert olmasa, mutlu olsam..
hem ne demiş harun tekin..
yüzünden başlasam gitmeye uzaklara, duymasam kimseyi
sonu olmasa ummadık rüyalarda, eksilse yokolsa bile değer
bir gün kendimi bırakıp, sana anlatsam ne olduğunu
neden sözleri yuttuğumu, gerisi zaten gözlerinde
lütfen beni hemen uyandır, ya da hep öyle bak yüzüme
ne kork benden ne uzaktan dinle, lütfen beni uyandırma
sesim kısılsa, korkmasam karanlıktan, en baştan başlasam
anlamsız sözlere artık hiç bulaşmadan, beklesem yanında
lütfen beni hemen uyandır, ya da hep öyle bak yüzüme
ne kork benden ne anlatmamı iste, lütfen beni uyandırma
yok yanlış anlaşılmasın. öyle depresif bi halde falan değilim. umutsuzluk sadece bu bendeki. düşünüyorum da beni umutsuzluğa iten şeylerin başını bilinmezlik çekiyo aslında. derslere, insanlara, kendime, geleceğime karşı hissettiğim o kocaman bilinmezlik. bazen istiyorum ki kontol bende olsun. ne olursa olsun sonunu, sonumu görebileyim. ama hiç de öyle olmuyo. bazen yapmadıklarım bazense nedensizce yaptıklarım hiç peşimi bırakmıyo. umursamaz olayım diyorum olmuyo, umursayayım diyorum çok sürmüyo. cendere benzetmesini kullanmak istemezdim kendime karşı ama gerçekten bazen böyle hissediyorum. sıkışmış gibi. bi türlü kurtulamayacakmış gibi. ne derdin var ki derdim ben olsam kendimle dertleşen. o değil de hiç mola alamıyo muyduk bu hayatta?
atıldık
neden böyle oldu diye soran taraf olmaktan sıkılmıştım. hatta tam da umrumda değil modlarına girer gibiydim. bu kadar zor muydu. bu kadar zor mu olmalıydı bi insanı hayatından çıkarmak. bu kadar çok anıdan dolayı mı silinmiyodu o yoksa sadece boşluğu dolmadığından mı. acaba boşluğunu doldurmaya çalışmak hata mıydı? çünkü dolmadığını görmek daha bi acıttı sanki. acaba hayatına devam edebiliyo mu kaldığı yerden. hiç sızlıyo mu içi. ya da sızlıyo mu hala?
bilmiyorum ki.. ders mi oldu bu şimdi bana, ona, bize. böyle bi ders almasak olmaz mıydı. hayat bu şekilde mi öğretmeliydi bunu. o mutlu olmak için bizden vazgeçmeli miydi illa ya da biz onu cezalandırmak için mi uzaklaşmıştık sanki. herkesin bir yerlere savrulduğu o konuşmayan, içine atan ve derinlerinde bi sürü şey kuran insanlardan olmasaydık keşke. her şeyi pat diye yüzümüze haykırabilseydik taa en başından. yani inanamıyorum kendime. nerdeyse bir sene olacak. hala üzülüyorum. dost kaybetmek çok yakıyomuş.. az dostunuz varsa ama çok anlamlılarsa anlarsınız biliyorum. dost kaybetmek çok yakıyomuş iyi tutunun onlara. sanki hiç bırakmayacakmış gibi sizi ama bir o kadar da yarınınızın garantisi olmadığını bilerek tutunun. o kadar garip ki ertesi günü bilememek. saatlerimiz saatlerimizi tutmazken bir sonraki haftayı tahayyül etmeye çalışmak öyle komik ki.
hayat o kadar zor muydu be esra? atılır mıydık oyundan benzemezsek onlara? bak atıldık.. umarım bu yazıyı hiç okumazsın. iyi geceler herkese..
bilmiyorum ki.. ders mi oldu bu şimdi bana, ona, bize. böyle bi ders almasak olmaz mıydı. hayat bu şekilde mi öğretmeliydi bunu. o mutlu olmak için bizden vazgeçmeli miydi illa ya da biz onu cezalandırmak için mi uzaklaşmıştık sanki. herkesin bir yerlere savrulduğu o konuşmayan, içine atan ve derinlerinde bi sürü şey kuran insanlardan olmasaydık keşke. her şeyi pat diye yüzümüze haykırabilseydik taa en başından. yani inanamıyorum kendime. nerdeyse bir sene olacak. hala üzülüyorum. dost kaybetmek çok yakıyomuş.. az dostunuz varsa ama çok anlamlılarsa anlarsınız biliyorum. dost kaybetmek çok yakıyomuş iyi tutunun onlara. sanki hiç bırakmayacakmış gibi sizi ama bir o kadar da yarınınızın garantisi olmadığını bilerek tutunun. o kadar garip ki ertesi günü bilememek. saatlerimiz saatlerimizi tutmazken bir sonraki haftayı tahayyül etmeye çalışmak öyle komik ki.
hayat o kadar zor muydu be esra? atılır mıydık oyundan benzemezsek onlara? bak atıldık.. umarım bu yazıyı hiç okumazsın. iyi geceler herkese..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
