header-photo
biz hiç "hiç ayrılmayacağız" sözleri vermedik. ama hiç de ayrılmadık.
biz hiç "sana hiç yalan söylemedim" demedik. söylemişizdir zaten.
ağzımızdan çıkan her "ama sen gerçekten farklısın"  gerçekti.
her "moralim bozuk" o anı durağanlaştırır oldu bizde.
ve her gözler parlayarak anlatılan, bir kutlama sebebiydi.
ey hayatımı güzelleştiren üç insan! lütfen gitmeyin. giderseniz de geri gelin..
bazen anlayamadığım şeyler oluyor. hatta çok sık oluyor anlayamadığım bu şeyler. ben neyi sevip neyi ve kimi istediğimi anlayamazken, birileri çoktan bulmuş ve elde etmiş oluyor. elde etmek derken öyle düşük, bir maddeymişçesine elde etmek değil kast ettiğim. gerçekten karşılıklı sahip olma kavramı. biliyorum. birine sahip olmak da ne diorsunuz. evet böyle düşününce bana da ters. ama böyleleri var. ve mutlular. kıskançlar, sahiplenmiş durumdalar ve mutlular. hem de içten, gerçek. kimseyi umursamıyorlar. belki de en çok bu yüzden mutlular. neyse ana konu: ne yapacağımı ne zaman bildim ki şimdi bileyim?