ya ben bugün belli edebildim mi bilmiyorum ama acayip mutlu oldum hazal ya. hediyelerin en güzeli, sevdiğin biri herhangi bi zamanda verdiğinde gelenmiş galiba.
çok teşekkür ederim ya valla çok afalladım görünce. ve yazını da sonra okurum dememin nedeni en değerlisi o olduğundandı. ben yemek yerken en sevdiğini sona bırakanlardanım :)
bi dee laleler kesinlikle beyaz :)
bu blog yazımı da görüldüğü üzere sana ithaf ediyorum yıh yıh.
sıradan
ben geldim yine. naber lan. böle konuşur gibi yazıyorm ama aslında tam olarak konuştuğum biri olmayabilr ya da şizofreni başlangıcındayım :P
ya şey yazmıştım ya geçen. şöle bi hayatıma uzaktan bakmak istiyorum diye. yaptım bunu geçen hafta. istanbul'dan uzaklaşmadan olmuyomuş demek kolay kolay. baktım da nooldu yani. gördüklerim pek de hoşuma gitmedi açıkçası. benim hayallerim vardı ya ne biliyim şöle yapiyim böle yapiyim,
oraya gidiyim falan derdim. onları yapınca mutlu olacağımı düşünürdüm. ki çoğunlukla olurdum da. eğer genel bi mutsuzluk haline yakınsama varsa ruh halimde, bu hayallerimin gittikçe sıradanlaşmasındandır. evet olabilir. bu kanıya vardım düşüne düşüne. anca.
böyle bi tatminsizlik hissi hakim genelde üzerimde. ne zamandır böyleyim bilmiyorum. farkına varmadan mı değiştim acaba. kim değişimini fark etmiş ki gerçi. yani bu söylediklerim tabi ki kendi içimde yaşadığım şeyler. hani ne bilyim arkadaşlarıma karşı farklılaştığımı falan düşünmüyorum. sadece iç huzurun zamanla yerini iç gerginliğe bırakması diyebiliriz. yine de bunu yansıtmama. yansıtmayınca daha da gerilme belki de vs.

hani insan bazen silkelenmek ister ya. kendinden memnun değildir, hangisinin doğru yol olduğuna karar veremiyodur, istedikleri olmuyodur, her şey kötüye gidiyodur veya o öle sanıyodour. silgi kullanmadan beyaz sayfalar açmak ister. bilir ki silgilerin en güzeli, en yumuşağı, en kalitelisi bile geçmişin izlerini yok etmekten yoksundur. ne kadar tüm gücümüzle bastırsak da tamamen temizleyemeyiz. sihirli değnektir istediği. birden bire o beyazlığa kavuşmak.. olmaz ki.
mfö patlatmış bunu da.
tam ortasındayım yağmurun
karın
soğuğun
ortasındayım
nasıl da paylaşıyor insan isterse
nasıl da birmiş meğer hasretler
nasıl da mecburmuşuz sabretmeye
sevmeye
öğrenmeye..
karın
soğuğun
ortasındayım
nasıl da paylaşıyor insan isterse
nasıl da birmiş meğer hasretler
nasıl da mecburmuşuz sabretmeye
sevmeye
öğrenmeye..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)