header-photo

kaygı

şarapla kan benzer ya hani. ya da bana öyle gelir hep. kırmızı oluşlarından değil ama. gizli anlamlarından bahsediyorum daha çok. ikisinin de o esrarengiz duruşu onları birbirine benzer kılan. kan nasıl candan çıkansa şarap da cana can katan olabilir yeri geldiğinde. işte böyle zıtlıkları var etrafımzda da biz umursamazca  kafamızı çeviriyoruz. neden? çünkü daha önemli işlerimiz var. dünyayı gözlemlemek lükse kaçıyor artık. kendimizle bile ilgilenemeyecek kadar zaman yoksunuyken, bu küçük ya da büyük benzerliklerle uğraşamayacak kadar meşgul hissediyoruz kendimizi.

ama aslında her şey o kadar tekdüze ki. önümüzde seçme şansı olduğunu sanıyoruz ya bazen. ah ne büyük yanılgı. o seçme şansı dediğimiz şeyler toplumun dayatmalarından öteye geçebilir mi? hayır dediğinizi duyar gibiyim. deyin istiyorum veya kendimce. çünkü gerçekten buna inanmaya başladım. okul bitiyor, önünde uzun bir hayat var dediklerinde artık biraz daha temkinliyim söylenenlere karşı. ee bitiyor da ne oluyor?
o seçim dedikleri şeyleri sayayım mı size. çok da alternatif yok zaten zorlanmayacağım yani.
ya bi iş bulur çalışır ev tutarız falan geçici yatırımlar yaparız ya da evlenir çocuk yaparız. en azından kadınlar için durum bu. erkekler içinse 9 ay askerlikten bahsetmeye gerek yok herhalde. gerisi hep tek düze. senelerdir yapılan şeyler. o yerleşik hayat saçmalıkları, birbirine bağlanan, bağlanmak isteyen, bağlanmaya aç insanlar. yalnızlıkla bir ömür geçmez diyen kesim, ve hatta berbat bir evlilik yapanlar bile nedense evliliği savunuyor ya ona da şaşmıyor değilim.
ben ne mi zırvalıyorum. belki o tekdüzelik dediğim şey mutlu edecek beni. isteğimse neyle mutlu olacağımı anlayabilmekten ibaret. fazla bir şey değil yani böyle konuştuğuma bakmayın. sadece denemek canımı acıtmaya başladı artık. kararlı olmak herkes için bu kadar zor mu?

0 yorum:

Yorum Gönder