bir ararım iki ararım, üçüncüde unuturum. kesinlikle kötü falan değil, berbat bi özellik. çünkü ben hayatıma yeni insanlar sokmaya çok alışmışım. bu durum uzun süre böyle giderken ve ben kendimi sorgulamazken bir süre sonra öyle bir patlak veriyo ki inanılmaz gerçekten. fazla özlüyorum çünkü birden o ihmal ettiklerimi. eskiden hayatımın neresinde olduklarını hatırlıyorum habire, çok üzülüyorum. nerdeler ya diyorum kendi kendime, yine naaptın ceren?
sonra telafi aşaması başlıyo. ama arkadaşlık işteş bir fiil aslında. yani sen istediğin kadar çabala eğer karşı taraftan götürdüklerinin miktarı sandığından da fazlaysa affetmiyo, niye etsin ki. tabi bazen bu benim için de geçerli, niye affediyim ki? kimse bulunmaz hint kumaşı değil, birileri her daim geliyo ve gidiyo önemsiz ve aslında tekdüze hayatlarımıza. ve bazen isteyerek ya da istemeden bir arkadaşlık defteri kapanmış oluyo. kimse için allahm kesinlikle ayrılmayız biz diyemiyorum. daha önce dedim ve soğuttum çünkü kendimden.
sevdiysem çok seviyorum, soğuduysam belli ediyorum ve bu rol yapmayış aramızdaki bağları koparabilir bir gün. beni değiştirmeye çalışma sadece kabul etmeye çalış olur mu. bil ki eğer gerçekten seni seviyosam ben ayaklarına da kapanırım, yalvarırım da eskisi gibi olalım diye..
ama değiştirmeye çalışma. denedim, denediler, olmadı.
keşke olsaydı..
2 yorum:
melankolinin allahı da olsa bu yazı da gerçekten sevdim ve arada açıp okuyacağım bir yazı bu.
fotosunu da pek bi beğendim.
olduğu gibi kabul etmek insanı ve böylece über düber beklentilere girmemek en gözeli.
kalpler bir olsun hele bi.
canımsın be kervan.
şu hayatta öğrenmemiz gereken en önemli şeylerden biri kabullenmek, ve en zorlarından. umarım bi gün tam anlamıyla başarırız. yazımı sevmene de ayrı sevindim :)
Yorum Gönder